About us

Aşağı Salat Höyüğü Kazısı

Adını günümüzde üzerinde bulunan mahalleden alan Aşağı Salat Höyüğü, Diyarbakır-Bismil İlçesi’nin kuş uçumu 25 km doğusunda yer almaktadır. Dicle Nehri’nin hemen kuzey kıyısında, 3-5 m Holosen sekisi üzerinde bulunan höyük, büyük ölçüde Dicle ve Salat Çayı’nın alüvyon dolgusu altında kalmıştır. 130x100 m boyutlarındaki yerleşimin doğal seki üzerinde yükselen kültür dolgusu yaklaşık 5 m kalınlığındadır. 2000-2002 ve 2009-2010 yılları arasında toplam 5 dönem süren kurtarma kazısı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Aşağı Salat’ta 2000-2002 yıllarında yürütülen kazı çalışmaları, doğudaki Ortaçağ yerleşim alanı, batıdaki nekropol alanı ve merkez kazı alanı olmak üzere üç ayrı kesimde gerçekleştirilmiştir.

Doğu kazı alanında yapılan çalışmalarda oldukça zayıf ve az korunmuş taş temelli yapılar ve tandırlarla temsil edilen iki ayrı tabaka açığa çıkarılmıştır. Ele geçen sikkeler, cam eşya, sırlı-sırsız çanak çömlek parçaları ve diğer küçük buluntular bu iki tabakanın Ortaçağ’a (M.S. 11-14. yüzyıllar) ait olduğunu göstermektedir.

Yerleşim stratigrafisini belirlemek üzere höyüğün merkezinde açılan 4x5 m’lik sondaj açmasında dokuz ayrı tabaka tespit edilmiştir. Bunlardan; I-II. tabakaların Ortaçağ’a, III. tabakanın Yeni Asur dönemine, IV-V. tabakaların ETÇ I’e, VI. tabakanın Geç Uruk–ETÇ geçiş evresine, VII. tabakanın Geç Uruk, VIII. tabakanın Ubeyd, IX. tabakanın ise Halaf dönemlerine ait olduğu anlaşılmıştır. Alt kısmı seramik parçalarıyla döşeli bir ocak yeri ve bir söve taşıyla temsil edilen III. tabakaya ait seramik parçaları Yeni Asur devri özellikleri göstermektedir. Tek sıra taş temel üzerine çamur blokaj tekniğiyle yapılmış kalın duvarların açığa çıkarıldığı IV. ve V. tabakalar yine çanak çömlek buluntularına dayanılarak ETÇ I’e tarihlendirilmiştir. Ninive V seramiğine ait erken örneklerle birlikte ele geçen Geç Uruk karakterli çanak çömlek parçaları VI. tabakanın Geç Uruk - ETÇ I geçiş evresine ait olabileceğini göstermektedir. Devrik ağızlı kâse parçaları sayesinde Geç Uruk dönemine tarihlendirilen VII. tabakada düzgün taş temelli bir duvar ile söve ve öğütme taşlarından oluşan bir taş deposu açığa çıkarılmıştır.

Höyüğün 100 m batısında yapılan kazı çalışmalarında tespit edilen mezarlar bu alanın Geç Uruk - ETÇ I geçiş evresi, ETÇ I ve Yeni Asur döneminde nekropol alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Açığa çıkarılan toplam 46 mezardan sadece bir mezar (M-14) sağlam olarak ele geçmiş, diğerleri hem kendi dönemlerinde, hem de yakın dönemlerde tahrip edilmiştir. Yeni Asur dönemine ait olan bir mezarın (M-29) dışındaki tüm mezarlar mimari özellikleri açısından bir bütünlük göstermektedir. Tamamı taş kapaklı, çakıl döşeli ve doğu-batı eksenli mezarların bir kısmı taş sandukalı bir kısmı da taşla çevrili basit mezarlardır. Başlar doğuda olmak üzere hocker tarzda yatırılmış olan iskeletler genelde iyi korunmamıştır.

Mezarlardan ele geçen kaplar Ninive 5 dönemi seramik repertuarına ait olmakla beraber, basi yüzeyleri ve hamur özellikleri ile daha çok Geç Uruk/Ninive 5 geçiş malzemesi özellikleri göstermektedir. Mezar içerisinde ve çevresinde ele geçen çanak çömlek ve küçük buluntuların birbirine benzerliği ortak bir ölü gömme geleneğinin varlığını ortaya koymaktadır. 

Yukarı

A wonderful serenity has taken possession of my entire soul, like these sweet mornings of spring which I enjoy with my whole heart. I am alone, and feel the charm of existence in this spot, which was created for the bliss of souls like mine.

I am so happy, my dear friend, so absorbed in the exquisite sense of mere tranquil existence, that I neglect my talents. I should be incapable of drawing a single stroke at the present moment; and yet I feel that I never was a greater artist than now.

When, while the lovely valley teems with vapour around me, and the meridian sun strikes the upper surface of the impenetrable foliage of my trees, and but a few stray gleams steal into the inner sanctuary, I throw myself down among the tall grass by the trickling stream; and, as I lie close to the earth, a thousand unknown plants are noticed by me: when I hear the buzz of the little world among the stalks, and grow familiar with the countless indescribable forms of the insects and flies, then I feel the presence of the Almighty, who formed us in his own image.

Duis dictum tristique lacus, id placerat dolor lobortis sed. In nulla lorem, accumsan sed mollis eu, dapibus non sapien. Curabitur eu adipiscing ipsum. Mauris ut dui turpis, vel iaculis est. Morbi molestie fermentum sem quis ultricies. Mauris ac lacinia sapien. Fusce ut enim libero, vitae venenatis arcu. Cras viverra, libero a fringilla gravida, dolor enim cursus turpis, id sodales sem justo sit amet lectus. Fusce ut arcu eu metus lacinia commodo. Proin cursus ornare turpis, et faucibus ipsum egestas ut. Maecenas aliquam suscipit ante non consectetur. Etiam quis metus a dolor vehicula scelerisque.

Nam elementum consequat bibendum. Suspendisse id semper odio. Sed nec leo vel ligula cursus aliquet a nec nulla. Sed eu nulla quam. Etiam quis est ut sapien volutpat vulputate. Cras in purus quis sapien aliquam viverra et volutpat ligula. Vestibulum condimentum ultricies pharetra. Etiam dapibus cursus ligula quis iaculis. Mauris pellentesque dui quis mi fermentum elementum sodales libero consequat. Duis eu elit et dui varius bibendum. Sed interdum nisl in ante sollicitudin id facilisis tortor ullamcorper. Etiam scelerisque leo vel elit venenatis nec condimentum ipsum molestie. In hac habitasse platea dictumst. Sed quis nulla et nibh aliquam cursus vitae quis enim. Maecenas eget risus turpis.