About us

Ziyaret Tepe Kazısı

Ziyaret Tepe, Dicle nehrinin güney yakasında, Tepe kasabasının hemen doğusunda ve Batman ve Dicle nehirlerinin kesişme noktasının 20 km batısında çok dönemli bir höyüktür. Ziyaret Tepe’nin büyüklüğü ve uzun kullanım süreci geniş ve alçak bir teras üzerinde, kuzeyde Dicle’nin geniş taşkın alanına hakim yerleşimin stratejik önemini vurgular niteliktedir. Ziyaret Tepe’de iki morfolojik birim bulunur: yüksek höyük veya akropolis ile onu çevreleyen aşağı şehir. Yüzey araştırmaları ve yoğun toplanan seramik Ziyaret Tepe’de yerleşimin Geç Neolitik dönemden İslamiyet dönemine kadar uzandığını göstermiştir (İ.Ö. 5500- İ.S. 1200). 

Orta ve Geç Assur dönemlerinde (İ.Ö. 1300-600) Ziyaret Tepe Assur Krallığı’nda bölgesel bir başkent olarak tarihindeki en önemli rolü üstlenmiştir. Çivi yazılı tabletler Assur krallarının Dicle boyunca şimdiki Diyarbakır ve Batman arasında krallığın kuzey sınırını korumak ve Anadolu’dan Assur anayurduna, günümüzde Kuzey Irak’ta Musul yakınlarına ulaşan mal ve vergi akışını korumak için kurduğu surlarla çevrili yerleşimlerden bahseder. İşte bu zamanda Ziyaret Tepe yaklaşık 32 hektar büyüklüğünde Tushan isminde kentsel bir yerleşimdir. 

2001 yılında kazılar yerleşimin stratigrafisini daha iyi anlamayı ve Geç Assur dönemine ait kent planının mümkün olduğu kadar çıkarılmasını amaçlamıştır. Kazılar altı alanda yoğunlaşmış olup en önemli üç tanesinden elde edilen ilk sonuçlar aşağıda sunulmuştur. 
 
Pişmiş toprak döşemenin altındaki ocaklar. Geç Assur Dönemi.

Operasyon A yüksek höyüğün doğu kıyısında, 1997’de kesitinde Geç Assur dönemi çanak-çömleği ile ilişkilendirilen pişmiş toprak döşemenin bulunduğu tesbit edilen kaçakçıların açtığı çukurun hemen yanındadır. 2000 ve 2001 yıllarında çok büyük bir binanın 350 m2’si kazılarak gün ışığına çıkartılmıştır. Bu binanın bir Geç Assur dönemi saray yapısı olma ihtimali yüksektir. Kalın kerpiç duvarlar çevresindeki oda dizisi ile bir avluyu belirlemektedir. Yapıda stratigrafi daha geç dönemlerde açılmış çukurlar nedeniyle oldukça karmaşıktır. Geç Assur döneminde Operasyon A alanının tümünü kaplayacak bir kerpiç platform yapılmıştır. Büyük kamu yapısı bunun üzerine inşa edilmiştir; burada bir kaç yapılaşma evresi olduğu açıktır. Binanın geç bir kullanım evresinde ise Operasyon A bölgesinin güney yarısına pişmiş toprak bir döşeme yapılmıştır. 2001’de bu döşemeyi kaldırdığımızda, çakıl taşından yapılmış bir döşeme ile bu döşemenin son kullanım evresine ait beklenmedik iki dolgu bulunmuştur. 

Bu dolgulardan biri kare şeklinde dizilmiş ve üst döşeme tarafından sıkıştırılmış taşlar idi. Taşların arasında ise keçi-koyun kemiklerinin yanısıra, Ziyaret Tepe’de daha önce hiç rastlanmamış, çok iyi perdahlanmış boyalı Doğu Akdeniz kökenli keramikler bulunmaktaydı. 

İkinci dolguda birincisi gibi üst zemin tarafından sıkıştırılmış, bir kenarları yarım daire şeklinde iki adet köşegen ögeden oluşuyordu. Bu ögelerin içlerinde yanmış kil bulunuyordu; bunlar operasyon A yapısının altında bulunan kerpiç platform içine oyulmuştu. Kazı çalışmaları sonucunda yapıların tabanları yeşil metal artıkları ile doldurulmuş halde bulunması, bu ögelerin ocak veya metal işleme atölyesi olduklarını göstermiştir. Gerçektende kazılar sırasında 13 adet bütün bronz kap, üç adet bronz kulp, yanmış ama iyi işlendiği görünen fildişi, kırık iyi kalite keramik parçaları, biri bütün biri kırık olmak üzere iki adet taş kap bulunmuştur. Kapların hepsinin önceden ve hatta kasıtlı olarak kırıldığı tesbit edilmiştir. Bu depozitlerin pişmiş toprak döşeme inşa edilmeden önce yapılmış bir dini “bina öldürme” seremonisinin kalıntılarını temsil ettikleri düşünülebilir. 

Tunç Saray

İlk olarak 2000 kazı sezonunda bulunan Tunç Saray, höyük sitadelinin doğu kenarında yer alan kerpiç bir Geç Asur dönemi anıtsal yapısıdır. Bu bina, yapı temellerinin önemli bir öğesini oluşturan, kalınlığı zaman zaman neredeyse 2 metreyi bulan kerpiç bir platform üzerine inşa edilmiştir.

Bu binanın başlıca öğeleri arasında, Avlu 5’in tümüne yayılan pişmiş tuğla döşeme, anıtsal kapı yuvalı bir kabul salonu (oda no 7), taş tekerlek yuvaları ile, sarayın taht odasının muhtemel yerini işaret eden yere düşmüş çokrenkli duvar resimleri bulunmaktadır. Avlu 5, doğu yarısı modern höyüğün kenarından aşınmış olmakla birlikte, 330 m2’yi aşkın bir alanda korunmuştur. Geç evrede avlunun tüm yüzeyi pişmiş tuğla döşelidir; erken evrede ise avlu tabanı en azından kısmen kerpiç platformun üst yüzeyinden oluşmaktadır. Avlu 5 ile Oda 7’yi birbirine bağlayan kapı aralığında anıtsal bir kapı yuvası taşı ile, üç sıra tuğla ve üç basamaklı kireçtaşı kapaktan oluşan süslü anıtsal bir kapı yuvası kullanılmıştır. Bunlar Nimrud’da bulunan benzer kapı kapaklarıyla paralellik gösterir ve odanın önemine kanıttır. Başka yayınlarda ayrıntılı olarak tarif edildiği gibi, yere düşmüş bulunan duvar resimlerindeki lotus çiçeği ve tomurcukları, zigzag süslemeler ve rozet desenleri, erken 8. yüzyıla tarihlenen diğer Geç Asur saraylarında da tipik olarak bulunmaktadır.

 

Orta Çağ Köyü

1.      Tabaka

Ziyaret Tepe, 7. Yüzyılın sonunda Asur İmparatorluğu’nun düşmesinden sonra terkedilmişse de, höyük sitadelinin bundan sonra da zaman zaman kullanıldığına dair kanıtlar vardır.  Bu kanıtların en sağlamı, höyük sitadelinin kuzey kenarında yapılan ve altı yerleşim tabakasını belgeleyen kazılardır. En geç tabaka Osmanlı dönemine tarihlenir ve göçer çadırları ya da çevrili mekan kalıntıları olarak yorumladığımız orta ve küçük boyutlu taşlardan yapılmış bir dizi oval, çember, ya da dikdörtgen taş öğeden oluşur. Tarihi kanıtlar, yukarı Dicle vadisinin sürülerini kuzeyde Toros Dağları’ndaki yaylaklardan, kuzey Suriye’de Cezire’ye kışlaklara götüren göçerler tarafından otlak olarak kullanıldığına işaret eder.  Bu yerleşim tabakası modern höyük yüzeyinin hemen altında olduğundan tam tarihleme yapmak zordur.

2.      Tabaka

İkinci bir yerleşim tabakası M.S. 13. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar süren Orta Çağ köy yaşamını belgelemek açısından son derece önemli olmuştur. Bu zaman dilimi boyunca Ziyaret Tepe’de küçük bir köy bulunmaktaydı. Yapılan kazıların bir bölümünde bir avlu alanının etrafında toplanmış mütevazi konutsal mekanlar kompleksi belgelemiştirMimari, ana olarak mütevazi dikdörtgen kerpiç duvarlardan oluşmaktadır ve çoğu ekmek fırınları, depo çukurları, pişirme kapları, ekmek kalıpları gibi sıradan konutsal çökeltiler veren bir düzineden fazla oda kazılmıştır. En iyi korunmuş olan odanın boyutu yaklaşık 128 m2’ dir.

Bu bölgeden gelen seramiklerin ilk incelemesi iki genel seramik mal kategorisi olduğuna işaret etmiştir: Krem-beyaz mallar ve kırmızı mallar. Yaygın formlar arasında kaba, saman katkılı hamurlu kulplu ya da yassı saplı sırsız pişirme çömlekleri bulunur. Su saklama kaplarının içinde kullanılmış olması mümkün kaliteli krem-beyaz mallar da sıklıkla bulunmuştur. Yeşil-mavi sırlı, mavi-beyaz mallar, sgraffiato bezemeli mallar, ve astarlı mallar gibi çeşitli sırlı mallar da mevcuttur. Sırlı malların çoğu ya tekrenkli ya da çokrenkli sgraffiatodur.  Gritille, Hasankeyf, Samsat, Aşvan Kale, ve Korucutepe’den 13. ve 14. yüzyıl sırlı seramikleriyle paralellikler ön raporlarımızda belirtilmiş, Orta Çağ’a ait sikke ve diğer küçük buluntular da buralarda tasvir edilmiştir.

Bölgede Orta Çağ iyi belgelenmediğinden Ziyaret Tepe’deki kazılar köy yaşamının anlaşılması için önemli bir malzeme koleksiyonu sağlamıştır. Başka yerlerde belgelendiği gibi, bölge Müslümanlarca fethinden sonra Cezire iline katılmış, daha sonra ise Artuklu, Eyyubi, Moğol, Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Safeviler’in etkisine ya da egemenliğine girmiştir. Ancak Ziyaret Tepe’deki Orta Çağ köyünü belirli bir politik ya da etnik gruba bağlamak mümkün değildir. Ziyaret Tepe’de yaşayan köylülerin kurulu Diyarbakır ve Hasankeyf bölgesel merkezleri ile düzenli temas halinde olduklarını varsaymak makul olacaktır.

3.      Tabaka

Üçüncü yerleşim tabakası Geç Demir Çağı’na ya da Helenistik döneme tarihlenir.  Bu tabaka ilk once bir dizi çukur ve inşa edilmiş yeraltı drenaj kanalları olarak fark edilmiştir. Ancak ilerleyen kazılar, üzerlerinde kerpiç izleri bulunan kötü şekilde tahrip olmuş taş duvar temelleri, duvarların üst kısımları kaldırılmış olsa da ortaya çıkarmıştır. Çıkarılan planlar Geç Demir Çağı’nda bir çift iki odalı binanın durduğunu göstermiştir. Tabakanın tarihlemesi kısmen Triangle-and-Festoon ware denen belirgin bir seramik türünün bulunmasına dayanmaktadır. Bu seramikler yukarı Dicle vadisinde Üçtepe, Kavuşan Tepe, Giricano Tepe, Salat Tepe, ve Hirbemerdon Tepe’de de Asur sonrası kontekstlerde yaygın olarak bulunmuştur.

Aşağı Şehir Kazıları

Aşağı şehirdeki kazılar 2000 arazi sezonundan beri Dr. John MacGinnis’in yönetimindedir. 2003 ile 2008 arasında beş ayrı alanda çalışılmıştır. Geniş kesimleri açılan alanda biri İştar Tapınağı’nın hazinesi olarak hizmet veren iki büyük Geç Asur kerpiç binasının kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Prof. Dr. Köroğlu tarafından kazılan başka bir alanda ise, hem şehrin dış savunma duvarının yapısı, hem de şehir duvarının iç tarafı boyunca yerleşmiş özel konutlar belgelenmiştir. Daha farklı bir alanda ise şehrin güneydeki anıtsal Geç Asur kapısını ortaya çıkarmıştır. 

Seçkinlerin Konutu ve Tapınak Hazinesi

2003-2008 arasında kazı alanındaki çalışmaların çoğu, Geç Asur dönemine tarihli iki büyük kerpiç binadan batıdakine odaklanmış; 2008 kazı sezonunun sonuna gelindiğinde Dr. Mac Ginnis ve ekibi bu binaların kırkın üzerinde odasını açığa çıkarmıştır. Bu alanlardaki her iki bina da sığ temelli büyük kerpiç duvarlıdır, ve planları yan kenarları üzerine dizilmiş küçük nehir taşlarından yapılmış damalı mozayik tabanlarıyla dikkati çeken büyük açık avlu merkezlidir. Benzer Asur mozayikli avlu örnekleri Tell Ahmar/Til Barsip, Arslan Taş, Tille Höyük, ve Assur’dan bilinmektedir. Batıdaki bina, oda no.  9 ve 10’da bulunan küçük bir çiviyazılı tablet grubunun bulunmasıyla İştar tapınağının hazinesi olarak tanımlanmıştır. Yakınlarda yayımlanan bu tabletler çoğunlukla tahıl kabulü ve dağıtımı ile ilgili ekonomik metinler olmakla birlikte, diğer tür borçlarla ilgili metinler ve mektuplar da vardır. Benzer şekilde, 2008 kazılarında doğu binasının güneybatı köşesinde yüzlerce küçük kil ‘token’ çıkarılmıştır. Tokenler çöken bir ikinci kattan düşmüş gibi görülmektedir ve bu binanın başlıca idari komplekslerden biri olduğu yorumuna destek vermektedir. Tabletler, Tushan’ın terkediliş tarihi olarak, M.Ö 612’de imparatorluk anayurdunun çöküşünden sonrayı, M.Ö. 611 ya da 610’u önermemize olanak vermektedir.

Geç Asur Özel Konutları

Bu alan Ziyaret Tepe aşağı şehrinin güney ucunda konumludur ve ilk olarak ince uzun bir açma olarak Dr. MacGinnis tarafından 2003 sezonunda incelenmiş, ardından 2004 kazıları sırasında Prof. Dr. Kemaletin Köroğlu tarafından epey genişletilmiştir. Bu kazılar şehrin sur duvarının yapısını ve inşa tarihini kurmamızı, ve şehir duvarının içine dayalı yapılmış mütevazi Geç Asur özel konutlarının planlarını çıkarmamızı sağlamıştır. Sur duvarı, aşağı şehri çevreleyen yükseltilmiş bir teras üzerine inşa edilmiştir; terasın yüksekliği yaklaşık 4.0m’dir. Sur duvarının temelleri bu terasın içine açılmıştır. Dış duvar kalınlığı 2.6m ile 2.8m arasında değişir. Duvarın alt sıraları ve temelleri, yapının zemininden su boşaltan, iyi inşa edilmiş bir drenaj sistemi yoluyla korunmuştur.

Şehir duvarının hemen kuzeyinde Geç Asur döneminde kullanılan konutları temsil eden dört küçük oda ve taş döşeli bir avlu bulunmuştur. Duvarlar mütevazi kalınlıkta (0.80-0.90m) ve sur duvarında kullanılan kerpiçlerin aynılarıyla yapılmıştır. Odalar küçük boyutludur ve tandır, taş kapı yuvaları, çanak-çömlek gibi çeşitli sıradan ev öğeleri ve eşyaları ihtiva eder.

Anıtsal Bir Şehir Kapısı

Aşağı şehrin güney ucundaki Q alanı şehir duvarına açılmış bir ana kapının yeridir. İlk iki kazı sezonu ana kapının uzun bir zaman dilimi boyunca kullanıldığını, en az üç ayrı yenileme inşası evresi olduğunu göstermiştir. Ana kapının planda biri asıl girişin doğusunda, biri de batısında olmak üzere iki iç odası vardır. Dışta ana kapının her iki yanından yükselen derin çıkıntılı kulelerle korunmaktadır. Dış kapılara ek olarak ikinci bir grup iç kapı şehrin savunması için güvenli bir kompleks yaratır.

Sonuç

Ziyaret Tepe/Tuşhan, yukarı Dicle Nehri vadisi boyundaki en önemli ve en yoğun araştırılmış antik yerleşmelerden biridir. 2003-2008 arasındaki arazi çalışmaları, nehir vadisinin Erken Tunç Çağı’ndan modern dönemlere kadarki tarihsel çizgisini anlamakta önemli katkı sağlamıştır. Çalışmaların çoğunun odağı Geç Asur dönemi olmuş, büyük ölçekli yatay kazılar ve yüzeyaltı jeofizik araştırmaları şehrin Geç Asur dönemindeki şeması ve işleyişi hakkında önemli ayrıntılar vermiştir.

Yukarı

A wonderful serenity has taken possession of my entire soul, like these sweet mornings of spring which I enjoy with my whole heart. I am alone, and feel the charm of existence in this spot, which was created for the bliss of souls like mine.

I am so happy, my dear friend, so absorbed in the exquisite sense of mere tranquil existence, that I neglect my talents. I should be incapable of drawing a single stroke at the present moment; and yet I feel that I never was a greater artist than now.

When, while the lovely valley teems with vapour around me, and the meridian sun strikes the upper surface of the impenetrable foliage of my trees, and but a few stray gleams steal into the inner sanctuary, I throw myself down among the tall grass by the trickling stream; and, as I lie close to the earth, a thousand unknown plants are noticed by me: when I hear the buzz of the little world among the stalks, and grow familiar with the countless indescribable forms of the insects and flies, then I feel the presence of the Almighty, who formed us in his own image.

Duis dictum tristique lacus, id placerat dolor lobortis sed. In nulla lorem, accumsan sed mollis eu, dapibus non sapien. Curabitur eu adipiscing ipsum. Mauris ut dui turpis, vel iaculis est. Morbi molestie fermentum sem quis ultricies. Mauris ac lacinia sapien. Fusce ut enim libero, vitae venenatis arcu. Cras viverra, libero a fringilla gravida, dolor enim cursus turpis, id sodales sem justo sit amet lectus. Fusce ut arcu eu metus lacinia commodo. Proin cursus ornare turpis, et faucibus ipsum egestas ut. Maecenas aliquam suscipit ante non consectetur. Etiam quis metus a dolor vehicula scelerisque.

Nam elementum consequat bibendum. Suspendisse id semper odio. Sed nec leo vel ligula cursus aliquet a nec nulla. Sed eu nulla quam. Etiam quis est ut sapien volutpat vulputate. Cras in purus quis sapien aliquam viverra et volutpat ligula. Vestibulum condimentum ultricies pharetra. Etiam dapibus cursus ligula quis iaculis. Mauris pellentesque dui quis mi fermentum elementum sodales libero consequat. Duis eu elit et dui varius bibendum. Sed interdum nisl in ante sollicitudin id facilisis tortor ullamcorper. Etiam scelerisque leo vel elit venenatis nec condimentum ipsum molestie. In hac habitasse platea dictumst. Sed quis nulla et nibh aliquam cursus vitae quis enim. Maecenas eget risus turpis.