About us

Aşağı Salat Tepe Kazısı

Diyarbakır ili,  Bismil ilçesi, Aşağı salat köyü sınırları içinde yer alan bir höyüktür. Diyarbakır Müzesi başkanlığında ve Gazi Üniversitesinden Doç. Dr. S. Yücel ŞENYURT’ un bilimsel başkanlığında bir ekip tarafından 2000 yılında kazı çalışmalarına başlanılmıştır. Kazı çalışmaları 2000-2001 dönemleri olmak üzere iki dönem sürdürülmüştür. 2002 yılından sonra çalışmalara ara verilmiş ve bir daha başlanılmamıştır.

2000 yılında yürütülen kazı çalışmalarında Ortaçağa ait iki tabaka tespit edilmiştir. Mevcut bulgularla bu tabakaların 11. ve 12 yy.lara ait olduğu anlaşılmaktadır. Yerleşimin doğu alanında I. tabakada  mimari yapılar, yuvarlak planlı fırın tabanı ve in-sutu durumda pişmiş toprak depolama kapları bulunmuştur. Ele geçen sikke, seramikler ve çanak-çömlekler bu tabakanın 12. yy. tarihlenen Ortaçağ yerleşmesi olduğunu göstermektedir. Alt seviyelerde yoğunlaşan seramik parçaları daha çok Bizans devri özellikleri gösterir. Daha alt seviyelerde ise çakmaktaşı, obsidyen yonga ve aletlerle birlikte bol miktarda da kalkolitik çağa ait çanak-çömlek parçaları bulunmuştur. Yerleşimin güney kesiminde merkez alan olarak adlandırılan alanın ilk tabakasında yürütülen kazı çalışmalarında mimari yapı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Burada bulunan küçük buluntular bu tabakanın  M.S 19. yy’la ait olduğunu göstermektedir. Bu tabakanın kaldırılmasıyla Ortaçağa tarihlenen iskelet yapılarının altında da M.Ö 2. bin yıla ait seramik parçalarına rastlanmıştır. 2001 yılında 21 mezarla birlikte Erken Tunç Çağı Nekropolünde toplam 25 mezar açığa çıkarılmıştır. Mezarlar taş sandık mezar veya basit toprak mezar biçimindedir. 2000 ve 2001 yılı kazılarında nekropol alanında açığa çıkartılan toplam 25 mezardan sadece bir tanesi sağlam olarak bulunmuştur. Bu gömüden de ölülerin mezara baş doğuda, ayaklar batıda, yüzleri kuzeye dönük olmak üzere hocker tarzında bırakıldıkları anlaşılmıştır. mezarlara ait buluntulardan bu nekropolün Erken Tunç Çağı başlarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Mezarlarda gömü hediyesi olarak bulunan çanak-çömlek ve iğneler, Geç Uruk ve Ninive 5 özelliklerini göstermektedirler.

Ayrıca içerisinde bebek iskeleti bulunan bir çömlek mezar açığa çıkarılmıştır. Gömü hediyesi olarak sadece kemikten boncukların bulunduğu mezar, Erken Tunç Çağı nekropolü ile çağdaştır. Kazı çalışmalarının en şaşırtıcı ve önemli yönü Erken Tunç Çağı nekropolü içerisinde M.Ö.I. Binin ilk yarısına tarihlenen bir mezarın varlığıdır. Açığa çıkarılan diğer bir mezarda gömü hediyesi olarak damga mühür, iki bronz bıçak, iki bronz kase ve camdan yapılmış bir at ritonu bulunmuştur. Nekropol alanındaki bir diğer önemli buluntu ise bir kısmı açığa çıkarılan at gömüsüdür.

Yapılan kazı çalışmaları sonucunda, höyüğün Geç Neolitik dönemden eski tunç I çağı dönemine kadar yerleşim gördüğü tespit edilmiştir. Kazıda  demir çağına ait bir mezar, buluntularıyla ortaya çıkarılmıştır. Mezarlarda ele geçen buluntular başta çanak çömlek olmak üzere, boncuk ve bronz iğnelerden oluşmaktadır. Bu buluntular geç Uruk devri etkilerini taşıyan Erhanedanlar 1 devri özelliklerini  göstermektedir.        

Aşağı Salat kazıları 2002 yılından sonra yapılmamış, kazı çalışmaları yarım bırakılmıştır.

Yukarı

A wonderful serenity has taken possession of my entire soul, like these sweet mornings of spring which I enjoy with my whole heart. I am alone, and feel the charm of existence in this spot, which was created for the bliss of souls like mine.

I am so happy, my dear friend, so absorbed in the exquisite sense of mere tranquil existence, that I neglect my talents. I should be incapable of drawing a single stroke at the present moment; and yet I feel that I never was a greater artist than now.

When, while the lovely valley teems with vapour around me, and the meridian sun strikes the upper surface of the impenetrable foliage of my trees, and but a few stray gleams steal into the inner sanctuary, I throw myself down among the tall grass by the trickling stream; and, as I lie close to the earth, a thousand unknown plants are noticed by me: when I hear the buzz of the little world among the stalks, and grow familiar with the countless indescribable forms of the insects and flies, then I feel the presence of the Almighty, who formed us in his own image.

Duis dictum tristique lacus, id placerat dolor lobortis sed. In nulla lorem, accumsan sed mollis eu, dapibus non sapien. Curabitur eu adipiscing ipsum. Mauris ut dui turpis, vel iaculis est. Morbi molestie fermentum sem quis ultricies. Mauris ac lacinia sapien. Fusce ut enim libero, vitae venenatis arcu. Cras viverra, libero a fringilla gravida, dolor enim cursus turpis, id sodales sem justo sit amet lectus. Fusce ut arcu eu metus lacinia commodo. Proin cursus ornare turpis, et faucibus ipsum egestas ut. Maecenas aliquam suscipit ante non consectetur. Etiam quis metus a dolor vehicula scelerisque.

Nam elementum consequat bibendum. Suspendisse id semper odio. Sed nec leo vel ligula cursus aliquet a nec nulla. Sed eu nulla quam. Etiam quis est ut sapien volutpat vulputate. Cras in purus quis sapien aliquam viverra et volutpat ligula. Vestibulum condimentum ultricies pharetra. Etiam dapibus cursus ligula quis iaculis. Mauris pellentesque dui quis mi fermentum elementum sodales libero consequat. Duis eu elit et dui varius bibendum. Sed interdum nisl in ante sollicitudin id facilisis tortor ullamcorper. Etiam scelerisque leo vel elit venenatis nec condimentum ipsum molestie. In hac habitasse platea dictumst. Sed quis nulla et nibh aliquam cursus vitae quis enim. Maecenas eget risus turpis.