Diğer Yapılar

TÜRBELER

Sarı Saltuk Türbesi

Melek Ahmet Paşa caddesi üzerinde yer almaktadır. Bu türbenin derviş Alp EREN’lerinden Sarı Saltuk’a ait olduğu sanılır. Kesme bazalt taştan inşa edilmiştir. Sekizgen bir gölge kısmı, yüksek bir kasnağı, kiremitle örtülü piramidal bir çatısı bulunmaktadır. İçindeki kufi yazılar ilginçtir.

Özdemiroğlu Osman Paşa Türbesi

Fatih Paşa Camisi’nin batısında yer almaktadır. 1585 yılında Özdemiroğlu Osman Paşa adına yaptırılmıştır. Mimar olarak Mimar Sinan’ın adı geçmektedir. Kemerli giriş girildiğinde, iki tarafı süslü pencereleri bulunan kubbeli kısım yer almaktadır. Üstünde yazıtın yer aldığı kapıdan sonra içinde sandukaların bulunduğu sekizgen planlı duvarları kemerler ile hareketlendirilmiş ana mekana ulaşılır. Bu duvarların tam ortalarında birer pencere yer almaktadır.  Bu pencereler içeriye bol ışık girmesini sağlamaktadırlar. Yapıda bezemeye çok az yer verilmesine rağmen renkli taş sıralarının sağladığı değişik görünüş yapıyı olduğundan zengin göstermektedir.

Sahabeler Türbesi

İçkale’de Kale camisi’nin bitişiğindedir. Diyarbakır Valisi Silahtar Murtaza Paşa tarafından  1631-1633 yılları arasında yaptırılmıştır. Türbenin girişinde Murtaza Paşa’nın yaptırdığını gösteren yazıt bulunmaktadır. Türbe yapılan değişiklikler sonunda caminin batı duvarına yerleştirilmiştir. Türbenin ilginç yanı, içerisindeki değişik görüntüleri dışarıya yansıtmasıdır. Dışardan kubbeli mekan, yanında kesilmiş yarım kubbeli mekan ve bunları saran kısımlar belli olmamaktadır. Tamamını konsollu silmelerle gövde kısmına bağlanan çatı örtmektedir.

Lale Bey Türbesi

Aynı adı taşıyan caminin kuzey doğu köşesinde yer almaktadır. Kesme ve moloz taşlardan inşa edilmiştir. Kare gövde üzerine kubbe oturmaktadır. Bu türbenin en önemli özelliği bir mumyalık kısmına sahip odasıdır.

Zincir Kıran Türbesi

Nasuh Paşa Camisinin  güneyinde yer almaktadır. Mimari ve süsleme açısından Diyarbakır türbelerinin genel özelliklerini tekrarlaması açısından önemlidir. Tamamen kesme taşlardan, özenle yapılan türbenin dış görünüşü siyah-beyaz taşların sağladığı hareketli bir görünüme sahiptir. Taştan yapılmış pramidal çatıyla sekizgen gövdenin birleştiği noktada, beyaz taşlardan yalın simgeler bulunmaktadır.

İlimizdeki diğer türbeler şunlardır: Türbesi, Sultan Sücaeddin Türbesi, Abdulcelil Türbesi, Rıdvan Ağa Türbesi.

MEDRESELER

Mesudiye Medresesi

Ulu Cami’nin kuzeyinde camiye bitişiktir.  Medresedeki yazıtlara göre yapımına 1198 – 1199 miladi yılında Artuklu hükümdarı Ebu Muzaffer Sökmen II  zamanında inşasına başlanmış, 1223 – 1224 yıllarında bitirilmiştir. Mimarı,  Halepli Mahmut oğlu Cafer’dir. Aynı mimarın adını surlardaki bazı kitabelerde, Ulu Camiin onarım kitabelerinde ve Devegeçiti  Köprüsü kitabesinde de görmekteyiz. İki katlı olan Mesudiye Medresesi, Açık medreseler grubu içinde tek veya çift eyvanlı şemaya bağlıdır. Mimari bakımdan Zinciriye medresesinin üslubuna benzemektedir.

Zinciriye ( Sincariye ) Medresesi

Ulu Camiin güneybatısında ve yakınındadır.  Ulu Cami ile arasında kemerli bağlantılar bulunmaktadır.  1198 miladi yılında mimar İsa Ebu Dirhem tarafından yapılmıştır. Açık medreseler grubu içerisinde tek veya iki eyvanlı şemaya bağlı tek katlı olarak inşa edilmiştir.

HANLAR

Deliller ( Hüsrev Paşa ) Hanı

Mardin Kapıdadır. 1527 Miladi yılında Diyarbakır Valisi Hüsrev Paşa tarafından arkasındaki camii ve medrese ile birlikte yaptırılmıştır. Deliller Hanı olarak bilinmesinin nedeni, Hicaza gidecek hacı adaylarını götürecek delillerin (rehber) bu handa kalmalarındandır.  Avlulu iki katlı olarak inşa edilmiş olan yapı, restore edilerek  turistik bir otel olarak günümüzde hizmet vermektedir.

Hasan Paşa Hanı

Ulu Cami’nin doğusundadır. Vali Hasan Paşa tarafından 1573 miladi yılında yaptırılmıştır. Avlulu, iki katlı olarak inşa edilmiştir. Avlu ortasında bezemesiz başlıklara oturan altı sütunlu üstü kubbeli bir şadırvan bulunmaktadır.

Çifte Han

Hasan Paşa Hanı’nın güneyinde sokak arasında yer alır. Kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte XVI. Yy Osmanlı Devri Eseri olduğu sanılmaktadır. İlk yapımı sırasında çifte han olarak düşünülmüş ancak fakat yol açılması sırasında ikincisi yıktırılmıştır. Doğu batı doğrultusunda uzanan han kesme siyah bazalt taştan yapılmıştır. Siyah kesme taşlarla döşeli avlunun üç tarafında sütunlara dayanan basık kemerli revaklar yer aldığı halde bir cephesinde revaklar yer almamıştır. Yapının siyah kesme taşlarına karşılık süslemesiz yalın başlıklarının oturduğu sütunlar beyaz taştandır. Revaklar arkasında odalar yer almaktadır. 

KÖPRÜLER

Dicle ( On Gözlü Köprü) Köprüsü

Şehrin güneyinde, Mardin Kapısı dışında ve şehre 3 km. mesafededir. Kentin kuruluşu ve gelişmesi ile ilintili olabilecek bir geçmişi bulunan köprünün bu günkü ayakta görülebilen kısımlarının, Miladi 1065 tarihinde Mervaniler döneminde Übeyd oğlu Yusuf isimli bir mimar tarafından inşa edildiğini üzerindeki kitabesinden öğrenmekteyiz.  Kesme bazalt taştan on gözlü olarak inşa edilmiştir.

Devegeçiti Köprüsü

Diyarbakır’ın 20 km. kuzeyindeki Devegeçidi suyu üzerinde kurulmuştur. Sivri kemerli yedi gözlü olarak inşa edilmiştir. Üzerinde iki kitabe ve Kuran-ı Kerim’in Bakara Süresinin 262. Ayeti yer almaktadır. Kitabesinden 1218 miladi yılında Artuklu Hükümdarı Melik Salih Mahmut döneminde mimar Cafer İbn Mahmud tarafından yapıldığı öğrenilmektedir. 

BEDESTEN VE ÇARŞILAR

Diyarbakır uzun yıllar doğunun ticaret ve endüstri merkezlerinden biri olmuştur. Bu nedenle Diyarbakır da mimarinin her alanında olduğu gibi bedesten, çarşı, pazar gibi ticaretle ilintili yapılarda da ilginç örnekler yer almaktadır. Dışta dükkanların yer aldığı, içte ayaklara oturan kubbelerin biçimlendirdiği bedesten yapılarında, büyük değişiklik kubbe sayılarında ortaya çıkmaktadır. Kapalı Çarşı; Hasan Paşa Hanı’nın bitişiğinde yer almakta ve halen faal olarak kullanılmaktadır. Mimari özellikleri eski gezginlerin anlattıklarına uymaktadır. Sipahiler Pazarı; Ulu Caminin hemen yanında yer almaktadır. Halen faaldir. Hasan Paşa Pazarı: Kapalı Çarşının bitişiğindedir. Faaldir.  

KÖŞKLER

Diyarbakır’da iki ayrı amaçla yapılmış köşkler bulunmaktadır. Biri, Bir zamanlar Diyarbakır’ı çepeçevre saran üzüm bağlarının içerisinde yer alan Bağ Köşkleridir. Bağ bozumu zamanı bağ sahiplerinin kullandıkları bu köşkler, genellikle iki katlı, bazalt taş örgülü, bol pencereli olarak inşa edilmiştir.

Diyarbakır’ın asıl köşkleri ise Dicle Nehri kenarında çok çeşitli ağaç ve yabani menekşelerle örtülü, güllerle donanmış bahçeler içerisinde yer alan yazlık olarak kullanılan köşklerdir. Diyarbakır evlerinin genel özelliklerini yansıtmalarına rağmen, evlerdeki içe dönük planın tersine tam anlamıyla dışa açılan bir mimariye sahiptirler. Mahremiyetine girecek kadar yakınında başka bir yapının bulunmayışı ve de çevredeki son derece güzel tabiattan yararlanma  arzusu dışa açık mimarinin oluşmasını beraberinde getirmiştir.  Günümüze ulaşanlar, daha çok Akkoyunlu dönemine aittirler. Sem’an Oğulları (Gazi Köşkü) Köşkü, Erdebil (Ber da Pir) Köşkü, Kuşdili Köşkü, Ağulu Dere Köşkü günümüze kadar ulaşmış güzel örneklerdir.

SOKAKLAR, EVLER VE KÖŞKLER

Diyarbakır Sokakları (Küçeler)

Diyarbakır sokaklarının ve de evlerinin şekillenmesinde surlar önemli bir rol oynar. Kentin genişlemesini sınırladığı için zamanla sur içinde yoğunlaşma artmış, evler birbirine bitişmiş, sokaklar daralmıştır. Bu da gölgelik alanların çoğalmasını, serinliğin artmasını sağlamıştır. Bu tür bir sıkışıklık sokakların şekillenmesinde bazı durumlar yaratmış ve mahremiyeti sağlamak için evler, sokaklardan yüksek duvarlarla ayrılmıştır. Bazalt parke taş döşeli eski Diyarbakır sokaklarında sürekli akan çeşmeler, sokaklara temizlik ve canlılık katmıştır.

Diyarbakır’ın Geleneksel Evleri

Diyarbakır’ın evleri de binlerce yıllık bir tecrübe sonucu gelişerek şehrin tarihi kimliğine ve iklim şartlarına en uygun duruma gelmiş, malzemenin de etkisiyle kendine özgü karekteristik özellikler taşıyan bir mimari doğmuştur.

Dışa kapalı olan evlere, hep aynı örnekte yapılmış mütevazi bir kapıdan girilir. Bu kapıyla genellikle küçük bir holden geçilerek avluya ulaşılır. Avlu evin harimi durumundadır. Bu nedenle dışarıdan avlu, avludan dışarısı gözükmez. Rengarenk gül  ve sair çiçekleri, havuz ve şadırvanlarıyla Diyarbakır evlerinin avluları hayatiyet doludur. Kara renkli bazalt örgülü duvarları, “Cıs”adı verilen beyaz renkli bezemelerle, pencere ve eyvan boşlukları ile hafifler ve zengin, zarif motifli pencere ve gezemek parmaklıkları ile sevimsiz, kasvetli görünüşü tamamen kaybolur.

Diyarbakır ev planının şekillenmesinde en önemli etken iklim olduğu için evlerde yazlık, kışlık ve mevsimlik bölümlerle karşılaşırız. Bütün bu bölümler evin merkezini oluşturan avlunun dört etrafını çevreler. Harem ve Selamlık olmak üzere iki bölümden oluşan Diyarbakır evlerine örnek olarak Cemil Paşa Konağı, İskender Paşa Konağı, Cahit Sıtkı Tarancı Evi, Ziya Gökalp Evi, Esma Ocak Evini verebiliriz. 

Yukarı

A wonderful serenity has taken possession of my entire soul, like these sweet mornings of spring which I enjoy with my whole heart. I am alone, and feel the charm of existence in this spot, which was created for the bliss of souls like mine.

I am so happy, my dear friend, so absorbed in the exquisite sense of mere tranquil existence, that I neglect my talents. I should be incapable of drawing a single stroke at the present moment; and yet I feel that I never was a greater artist than now.

When, while the lovely valley teems with vapour around me, and the meridian sun strikes the upper surface of the impenetrable foliage of my trees, and but a few stray gleams steal into the inner sanctuary, I throw myself down among the tall grass by the trickling stream; and, as I lie close to the earth, a thousand unknown plants are noticed by me: when I hear the buzz of the little world among the stalks, and grow familiar with the countless indescribable forms of the insects and flies, then I feel the presence of the Almighty, who formed us in his own image.

Duis dictum tristique lacus, id placerat dolor lobortis sed. In nulla lorem, accumsan sed mollis eu, dapibus non sapien. Curabitur eu adipiscing ipsum. Mauris ut dui turpis, vel iaculis est. Morbi molestie fermentum sem quis ultricies. Mauris ac lacinia sapien. Fusce ut enim libero, vitae venenatis arcu. Cras viverra, libero a fringilla gravida, dolor enim cursus turpis, id sodales sem justo sit amet lectus. Fusce ut arcu eu metus lacinia commodo. Proin cursus ornare turpis, et faucibus ipsum egestas ut. Maecenas aliquam suscipit ante non consectetur. Etiam quis metus a dolor vehicula scelerisque.

Nam elementum consequat bibendum. Suspendisse id semper odio. Sed nec leo vel ligula cursus aliquet a nec nulla. Sed eu nulla quam. Etiam quis est ut sapien volutpat vulputate. Cras in purus quis sapien aliquam viverra et volutpat ligula. Vestibulum condimentum ultricies pharetra. Etiam dapibus cursus ligula quis iaculis. Mauris pellentesque dui quis mi fermentum elementum sodales libero consequat. Duis eu elit et dui varius bibendum. Sed interdum nisl in ante sollicitudin id facilisis tortor ullamcorper. Etiam scelerisque leo vel elit venenatis nec condimentum ipsum molestie. In hac habitasse platea dictumst. Sed quis nulla et nibh aliquam cursus vitae quis enim. Maecenas eget risus turpis.