İç Kale

Diyarbakır Surlarının kuzeydoğu köşesine yerleştirilen İçkale’nin tarihi muhtemelen bu bölgenin ilk yerleşik halkı olan Hurri-Mitanniler (M.Ö. 4.-3. bin ) dönemine kadar iner. İç Kale, Romalılar tarafından şimdiki şehir surlarının yapılması ile özel bir önem kazanmış ve her devirde yönetim merkezi olmuştur. İç Kaleyi saran ve şimdiki Artuklu Kemerinden geçen ilk surlar daha sonra yıkılmış, Kanuni Süleyman döneminde 1524-1526 yıllarında surlarla çevrilerek genişletilmiştir. Genişletmeye dair kitabesi İçkale de Saray Kapı üzerinde bulunmaktadır. 16 burçlu İçkale’nin de dört kapısı bulunmaktadır. Fetih ve Oğrun Kapıları dışa, Saray ve Küpeli kapıları da kente açılmaktadır. İç Kale, Amida Höyüğü ve Artuklu Sarayı, St George Kilisesi, Hz. Süleyman Camii ve 27 Sahabe Türbesi, Artuklu Kemeri,  Aslanlı Çeşme, Atatürk Müzesi, Cephanelik, Jandarma Binası,  Eski Cezaevi, Kolordu Binası, Vakıflar Müdürlüğü,  Defterdarlık Binası, Adliye A ve Adliye B Binalarından oluşan bir müze kompleksidir.

İç Kale'nin korunarak yaşama kazandırılması ve Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel dokusunun en önemli noktasını oluşturan bu alanın geleceğe aktarılmasını sağlamak amacıyla Diyarbakır Surları ve İç Kale Projesi başlatılmış; 2004 yılında Bakanlığımız oluruyla İç Kale Diyarbakır Müze kompleks alanı olarak işlevlendirilmiştir. Müzemiz, 2014 yılında İçkale’de bulunan müze kompleksine taşınmıştır.  25.05.2015 tarihinde de Arkeoloji-1 (Kronolojik Sergileme),  Adliye A Binası ziyarete açılmıştır.

VİRANTEPE (AMİDA HÖYÜK) VE ARTUKLU SARAYI

İçkale’nin kuzeybatısında yer alan Virantepe (Amida Höyük) ve Top tepe olarak adlandırılan höyük yığma bir tepe üzerindedir.   Diyarbakır’ın aynı zamanda çekirdek kuruluş noktası olup höyükte yapılacak arkeolojik kazı ve araştırmalar kent tarihi  hakkında birçok belge ve bilgiye ulaşmamızı sağlayacaktır. Virantepe (Amida Höyük)’de 1961-1962 yıllarında yapılan kazılar sonucunda, etrafı surlarla çevrili, Artuklu Hükümdarı Melik Salih Nasıreddin Mahmud (1200-1222 ) dönemine ait bir sarayın temelleri açığa çıkarılmıştır. Zengin renkli taş mozaik ve çini süslemelerle oldukça gösterişli selsebil ve   haçvari eyvanlarla çevrili fıskiyeli bir havuza sahip olan sarayın, renkli taş ve cam küplerden oluşan mozaik süslemeleri, Türk mimarisinde ilk kez burada görülmektedir. Doğu bölümünde saraya çıkışı sağlayan merdivenler açığa çıkarılmış ve saray girişinin, alttaki kemerin yanından olduğu belirlenmiştir. Saray Anadolu’da karşımıza çıkan diğer saraylar içinde kendine özgü özellikler sergilemektedir. Bu da Türk Mimarisi’nin uzun gelişimi içinde eski geleneklere bir dereceye kadar bağlı kalmaktadır. Kazı yapılan alanlarda açığa çıkan kısımlarda plan ve süsleme açısından Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular Devrinden beri gelişerek gelen özelliklere bağlı kalınmış zaman zaman da bölgesel özelliklerin katıldığı görülmüştür.

ARTUKLU KEMERİ

Artuklu Döneminde İçkale’ye girişi  sağlamaktadır. 10 m. genişliğinde, sivri kemerli bu girişin üzerindeki büyük boyutlu nesir yazılı kitabede h. 603 ( 1206-1207 ) tarihi görülmektedir ki buda sarayla aynı döneme ait olduğunu göstermektedir. Kemerin iki yanındaki kireç taşına işlenmiş aslan – boğa mücadelesini işleyen kabartma ile kemerin, Ulu Caminin doğu girişinin bir tekrarı olduğu görülmektedir.

ASLANLI ÇEŞME

İçkale’de kemerli girişin hemen karşısında yer alır. 19. yy sonlarına tarihlenmektedir.  Üçgen alınlıklı çeşmede, dilimli kemere sahip niş içerisine yerleştirilmiş aslan heykelinin ağzından suyun akışı sağlanmıştır. Orijinalde iki aslanın bulunduğu çeşmede aslanlardan biri bugün yerinde bulunmamaktadır.

ARKEOLOJİ-1 (KRONOLOJİK SERGİLEME) (Adliye A Binası)

Hükümet Konağı olarak inşa edilen Adliye A Binasının yapımına Osmanlı Valisi Sırrı Paşa zamanında başlanmış,1889 yılında bitirilmiştir. Binada, Diyarbakır’da gerçekleştirilen kazılara ait buluntular kronolojik olarak sergilenmektedir.


ARKEOLOJİ- 2 (TEMATİK SERGİLEME)     (Jandarma Binası)

1887-1891 tarihlerinde, Diyarbakır Valisi Hacı Hasan Paşa’nın talimatlarıyla, Jandarma Kışlasının inşaatı tamamlanmıştır. İç Kale Projesi kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonu yapılan Jandarma Binasında Neolitik Dönemden günümüze kadar eserler tematik olarak sergilenmektedir.

SANAT GALERİSİ            (Saint George Kilisesi)

Kilisenin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Mimari özelliklerine göre MS 3.  yüzyıla tarihlendirilen kilise,  Artuklular Döneminde batı tarafına kubbeli bölüm eklenerek hamama dönüştürülmüştür. İç Kale Projesi kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonu yapılan Saint George Kilisesi Sana Galerisi olarak hizmet vermektedir.

 

ATATÜRK MÜZESİ          (Karargâh Binası)

Umumi Müfettişlik Makamı olarak 1902 yılında inşa edilmiştir. Atatürk 1917’de 2. Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır’da bulunduğu sırada bu binayı karargâh olarak kullanmıştır. 1973’te 7. Kolordu Komutanlığınca onarılarak yeni işleviyle hizmete açılmıştır. İç Kal Projesi kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonu tamamlanan bina Atatürk Müzesi ve Diyarbakır ile İlgili Bilgi Toplama Merkezi olarak hizmet vermektedir.

 

VALİLİK KABUL MAKAMI      (Adliye B Binası)

 

1891-1893 tarihlerinde II. Abdülhamid döneminde inşa edilmiştir. Büyük Adliye Sarayı olarak kullanılmak üzere yaptırılan bina oldukça görkemlidir. Adliye B Binası şuan Diyarbakır Valiliği VIP Kabul Salonu olarak hizmet vermektedir.

 

İDARİ BİNA (Vakıflar Müdürlüğü-Defterdarlık Binası)

Osmanlı Döneminde kamu binası olarak işlev gören yapının inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklar yapıyı 1900-1907 yılları arasına tarihlendirmektedir. Daha önce Vakıflar Müdürlüğü-Defterdarlık Binası olarak kullanılan yapı, müze idari hizmetler binası olarak hizmet vermektedir.

 

İDARİ EK BİNA     (Cephanelik)

1906 yılında Ziraat Bankası Dairesi olarak inşa edilmiştir. İç Kale Projesi kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonu tamamlanan bina idari ek bina olarak hizmet vermektedir.

 

KAFETERYA         (7. Kolordu Komutanlığı)

1902 tarihinde dönemin Diyarbakır Valisi Mehmet Faik Paşa zamanında Kolordu Binası olarak yaptırılmıştır. 7. Kolordu Komutanlık Binası şuan Kafeterya olarak hizmet vermektedir.

 

RESTORASYON VE KONSERVASYON BÖLGE LABORATUVARI MÜDÜRLÜĞÜ  (Eski Cezaevi Binası)

 

Artuklular Döneminde kervansaray olarak inşa edilen yapı, Osmanlı Döneminde onarılarak hapishaneye dönüştürülmüştür. Eski Cezaevi Binası, Diyarbakır Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı olarak hizmet vermektedir.

 

 

Yukarı

A wonderful serenity has taken possession of my entire soul, like these sweet mornings of spring which I enjoy with my whole heart. I am alone, and feel the charm of existence in this spot, which was created for the bliss of souls like mine.

I am so happy, my dear friend, so absorbed in the exquisite sense of mere tranquil existence, that I neglect my talents. I should be incapable of drawing a single stroke at the present moment; and yet I feel that I never was a greater artist than now.

When, while the lovely valley teems with vapour around me, and the meridian sun strikes the upper surface of the impenetrable foliage of my trees, and but a few stray gleams steal into the inner sanctuary, I throw myself down among the tall grass by the trickling stream; and, as I lie close to the earth, a thousand unknown plants are noticed by me: when I hear the buzz of the little world among the stalks, and grow familiar with the countless indescribable forms of the insects and flies, then I feel the presence of the Almighty, who formed us in his own image.

Duis dictum tristique lacus, id placerat dolor lobortis sed. In nulla lorem, accumsan sed mollis eu, dapibus non sapien. Curabitur eu adipiscing ipsum. Mauris ut dui turpis, vel iaculis est. Morbi molestie fermentum sem quis ultricies. Mauris ac lacinia sapien. Fusce ut enim libero, vitae venenatis arcu. Cras viverra, libero a fringilla gravida, dolor enim cursus turpis, id sodales sem justo sit amet lectus. Fusce ut arcu eu metus lacinia commodo. Proin cursus ornare turpis, et faucibus ipsum egestas ut. Maecenas aliquam suscipit ante non consectetur. Etiam quis metus a dolor vehicula scelerisque.

Nam elementum consequat bibendum. Suspendisse id semper odio. Sed nec leo vel ligula cursus aliquet a nec nulla. Sed eu nulla quam. Etiam quis est ut sapien volutpat vulputate. Cras in purus quis sapien aliquam viverra et volutpat ligula. Vestibulum condimentum ultricies pharetra. Etiam dapibus cursus ligula quis iaculis. Mauris pellentesque dui quis mi fermentum elementum sodales libero consequat. Duis eu elit et dui varius bibendum. Sed interdum nisl in ante sollicitudin id facilisis tortor ullamcorper. Etiam scelerisque leo vel elit venenatis nec condimentum ipsum molestie. In hac habitasse platea dictumst. Sed quis nulla et nibh aliquam cursus vitae quis enim. Maecenas eget risus turpis.